Ana içeriğe atla

Kariyer sahibi olmanın yolları

Kariyer sahibi olmanın yollarıVerilen sürelere uymak
Şirketler güvenecekleri insanlara ihtiyaç duyarlar. Zamanlamalara uymamak profesyonel bir tavır değildir. Ayrıca, diğer çalışanların programlarını allak bullak eder ve patronu kötü duruma düşürür. Söz verirken en iyi çözüm, yapabileceğinizin altında vaatlerde bulunup, çok daha fazlasını sunmaktır.

Çalışma saatlerinde özel işler yapmamak
Şirketin e-mail ve telefon sistemleri şirket işleri içindir. Kişisel telefon görüşmelerinizi az ve kısa yapmaya çalışın. Duygusal konuşmalarınızı asla şirkette yapmayın. Bazı şirketlerin silinen e-postaları bile okuyabilecek bir altyapısı oldugunu unutmayın. Patronunuzun okumasını istemeyecegi hiçbir mektubu, şirket bilgisayarından göndermeyin.

Çalışanlarla ilişki içinde olmak
Şirketinizde ve sektörünüzde çalışanlarla ilişki içine olun. İzole yaşamayın. Bilgi sahibi olmak, ofis politikalarindan yara almadan çıkmaya yardımcı olur.
Araştırmalar başarılı bir ilişkiler ağina sahip olan kişilerin daha başarili ekipler kurduğunu, iyi performans değerlendirmeleri aldıgını, bunun sonucunda da daha yüksek kazanç elde ettiklerini ortaya koyuyor.

Ofis aşkı yaşamamak
Yerinde bir aşk ilişkisi yaşamak hiç de iyi bir fikir değildir. Patronunuzla bir aşk yaşarsaniz, başarılarınıza şüpheyle yaklasılır. Size bağlı olan bir kişiyle çıkarsanız kendinizi çeşitli suçlamaların odağinda bulursunuz. Eger işler kötü giderse, herkesin yaşayacağiniz tatsızlıklara tanık olacagını unutmayin.

Riskten veya başarısızlıktan korkmayın
Eğer siz kendinize inanmazsaniz, kimse size güvenmeyecektir. Yapabilirim tavrını benimseyin ve risk alın. Bunu hiç yapmadım demek yerine, Nasil yapılacagını ögreneceğim" demeyi seçin. Hata yaptığınızda, itiraf edip, yolunuza devam edin. Her durumdan bir sey öğrenmeye çalışın.
Unutmayın, zamanla riskten kaçmak, kariyerinize hata yapmaktan daha fazla zarar verecektir.

Hedef sahibi olun
Basarisizlik amaciniza ulasmamak degil, ulasacak hedefe sahip olmamaktir. Kendinize hedefler koyun ve günlük aktivitelerinizi onlara ulasacak biçimde düzenleyin. Önceliklerinize karar verin.

Dış görünüşü ihmal etmeyin
Dış görünüşe önem verirler. İşe uygun olmayan giysilerle veya hirpani görünümlü gitmeyin. Küfürlü ve argo konuşmaktan kaçının. Becerikli, sağlam karakterli ve çalışkan bir insan görüntüsü vermek istiyorsanız, o doğrultuda bir imaj geliştirin.

Dedikodu yapmayın
Nerede, kime ne söylediğinize dikkat edin. Şirket sırları, çalısma arkadaşlarınızın özel yaşamları veya patronunuz hakkında bosboğazlık etmeyin. Dedikodu işinize mal olabilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İnsanlara kendinizi inandırma yolları

İnanmak, söylediklerinizin karşınızdaki tarafından psikolojik olarak onaylanmasıdır. Bu olmadan hiçbir olumlu tepki alamazsınız. İnsanların sizi yürekten onaylamasını nasıl sağlarsınız? Bu sorunun yanıtı pek çok şeye bağlıdır O kişinin sizinle olan geçmiş deneyimleri; sizin kişiliğiniz, sosyal konumunuz, dürüstlük, nesnelliğiniz; beden diliniz (Görünüşünüz, sesinizin tonu, konuşma hızınız, fiziksel davranışlarınız).Ama inandırma yı sağlamada başrolü coşkunuz ve kanıtlarınız oynar. Söylediğinizi coşkuyla anlatıyorsanız, sizi dinleyen söylediğinize inanmış olduğunuzu düşünür. Bunun için güzel konuşmada usta, çok akıllı, duygusal veya ünlü bir kişi olmanız gerekmez. Söylediğinize gerçekten inanıyorsanız, zaten bunu coşkuyla anlatır ve karşınızdakine de söylediklerinize gerçekten inandığınızı göstermiş olursunuz. Onu bu etkiler. Coşku niçin bu kadar etkilidir? Çünkü karşınızdaki hangi nedenlerle bu kadar coşmuş olabileceğinizi kendisine sormaya başlar. Coşkunuz onun için bir bilmece gi

İnsanları etkilemek için : Aynalama Tekniği

Hiç tanımadığımız bir ülkeye gittiğimizde büyük bir yabancılık çekeriz. İnsanlara kolayca ısınamayız. Ama bir gün bir lokantada otururken Türkçe konuşan birini görürsek hemen yanına gideriz, hiç tanışmasak bile birden ahbap oluruz.  Orada aynı dili konuşan benzer iki insanızdır. İşte bu örneğin temelinde de aynalama tekniği vardır. İnsanlar ortak nokta buldukları insanlardan hoşlanırlar. Hoşlandıkları insanlarla da ortak nokta oluşturmaya çalışırlar. Aynalama  karşımızdaki kişinin hareketlerini, ona belli etmeden taklit etmektir. Bu teknik aradaki bağı birden artırır. Biriyle konuşurken, o bacak bacak üstüne atmışsa siz de aynı bacağı atın, o kollarını kavuşturmuşsa siz de yapın, tıpkı aynaya bakar gibi. Ama bunları belli etmeden yapın ki bilinçaltını etkilesin. Aynalama  tekniğinin en çok işe yaradığı yerlerden biri de birinin teselli edilmesidir. Üzgün bir yakınımızı gördüğümüzde yanına gidip onu teselli etmeye, onun moralini düzeltmeye, enerjisini artırmaya çalışırız. Ama o üzg

Beden Dilinin Önemi - Konuşmadan Anlaşabilme

Profesör Doktor Albert Mehrabian' ın yaptığı araştırmaya göre kişilerarası iletişimde 7 - 38 - 55 kuralı geçerlidir. Bu kural; iletişimde yüzde 55 beden dilinin, yüzde 38 ses tonunun, yüzde 7 konuştuğumuz kelimelerin etkili olduğunu söyler. Toplumdan topluma küçük farklılıklar göstermekle birlikte bu kural tüm dünyada kabul görmektedir. Burdan çıkaracağımız; karşımızdaki kişiler büyük ölçüde beden dilimizi değerlendirir. Yani bir şeye ağzınızla evet derken başınızı iki yana sallıyorsanız, ağzınızdan çıkanın bir önemi yoktur. Tüm insanlar beden dilini kullanmayı bilerek doğar, çünkü bu kendimizi ifade etmede bir gereksinimdir. Etrafınızdaki çocukları inceleyin. Vücutlarını aktif olarak kullanırlar, daha kendilerini tam olarak ifade edemedikleri için vücut dillerinden yardım alırlar, biz onların ifade zorluğu çektiğini farketmeyiz bile. Ama büyüdükçe vücudun rahatlığa alışmasından dolayı bu alışkanlık kaybolur ve iletişim azalmaya başlar. Bazı çocuklara büyümüş de küçülmüş dememizi